Kafamda tasarladığım bir çok şeyi uygulamaya küçük yıllarımdan beri isteğimin bir türlü bitmediğini farkettiğim anda kendimi dikiş makinasının başında buldum....:))
En küçük yıllarından beri birşeylerin hep geri dönüşüm olduğunu düşünen ben...Evet...Aslında her gördüğü işe yaramaz şeyi,işe yarar bir hale çevirmeye çalışırken,etrafımdakilerin ''yaaa...!bu kadarda olmaz'' diyerek bazen imrenere
k,bazen de benimsemeyerek baktıkları tasarımlarımın benim en büyük tutkum olduğunu farketmem son 6 seneyi kapsamakta:))Moda denilen kelimenin sözlük anlamı yerine,kişiye özel anlamını kendine yol edinmiş biri olarak; deneyimlerimi paylaşma arzusuyla 4 sene önce başladığım blog hayatıma...Üniversite okuyup,alakasız bir bölümden mezun olduğumda,dikiş dikmeyi de öğrenip artık tasarladığım şeyleri başkasından değil kendi elimden çıkmasını istedim.Dışarıdan herkese çok basitmiş gibi görünse de dikiş dikmenin bana verdiği o büyük mutluluk...Tesettürlü birinin çok zor şartlarda bulabildiği kıyafetleri dikmek, diktiğim bir şeyin beğenilip bir başkası tarafından giyilmesi....Hatta dünyada sadece o kişide yada bende olması...Çok büyük haz olmaya başlamıştı...Tabiki benim için bu bir aşktı...Neredeyse tüm defileleri takip eden,sokak stilini çok iyi gözlemleyen,tesettüre uygun olmayan kıyafetleri uygun hale dönüştüren biri haline geldim sonunda:)Her bayan gibi içimde olan giyim tutkusunu,bir adım öne taşıdım kendi içimde....Hayatın içinde kendime bir dünya (dikiş odam)kurdum.Orada yazılarım,dikiş makinam ve ben çok mutluyuz....